;
DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KAN BANKACILIĞI
Anasayfa > E-KÜTÜPHANE > Dünyada ve Türkiye de Kan Bankacılığı
Günümüzde tıp ve teknoloji alanındaki tüm gelişmelere rağmen kan, kan bileşenleri ve kandan elde edilen bileşenlerin yerine geçebilecek bir tedavi aracı bulunamamıştır. Kan, kaynağı insan olan ve elde edilmesi için başka alternatifi olmayan bir tedavi aracıdır.

A.Dünyada Kan Hizmetleri:
Günümüzde kan bankacılığı alanında problemlerini çözmüş, etkin organizasyon kurmuş ülkeler kan bankacılığı faaliyetlerini iki aşamada tanımlanmıştır.

Donasyon Kan Bankacılığı
• Güvenli (gönüllü, düzenli, bilinçli, karşılık beklemeksizin) kanın sağlanması
• Bağışlanan kanlara gerekli laboratuar işlemlerinin yapılması
• Kanın saklanması ve hastanelere ulaştırılması

Transfüzyon Kan Bankacılığı
• Kanın hastalar için kullanılması
• Kullanıldıktan sonra kayıt altında alınan bilgilerin takip edilmesi

Geliştirdikleri sağlık politikaları doğrultusunda çalışan gelişmiş ülkelerdeki kan bankacılığı sistemine göz atacak olursak;

Amerika Kızılhaçı ülke kan ihtiyacının %40’ından fazlasını karşılamakta, işlemekte ve tüm ülkedeki 3.000 hastane ve transfüzyon merkezine dağıtımını gerçekleştirmektedir. Kızıl Haç her yıl yaklaşık 4 milyon kan bağışçısından 6,5 milyon ünite kan bağışı almakta ve 9 milyondan fazla kan bileşenini transfüzyon için dağıtımını gerçekleştirmektedir.

• 2012 verilerine göre Alman Kızılhaçı Kan Transfüzyon Hizmetleri yılda 3,5 milyon tam kan bağışı almaktadır. Gerçekleşen bağışlar ile ülke kan ihtiyacının %80’ini karşılamaktadır ve 2 milyon gönüllü kan bağışçısı bulunmaktadır.

Japonya’da; donasyon kan bankacılığı hizmetlerinin tamamı 7 bölgesel kan merkezi ile Japon Kızılhaçı tarafından yürütülmektedir. Ülkede uygulanan kan bankacılığı sistemine göre 3 farklı kan bağışı tipi göze çarpmaktadır. Yıllık kan bağışı sayısı 2 milyon ünitedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre gelişmekte olan ülkelerde, güvenli kanın sağlanamama nedenleri arasında; yetersiz gönüllü kan bağışı sebebiyle güvenli olmayan, (replasman, kana kan, zorunlu yöntem v.b.) ve en ucuz yöntemlerin tercih edilmesi olarak gösterilmiştir.

Dünya çapında yılda 107 milyon ünite kan bağışı yapılırken neredeyse yarısı yüksek gelirli ülkelerde gerçekleşmektedir. Toplam 156 ülkenin raporlarına göre;

• 71 ülke kan tedariğinin %90’nın karşılıksız gönüllü bağışlarla sağlamaktadır. 71 ülkenin 60’ı ise kan tedariğinin %100’ünü karşılıksız gönüllü bağışlarla sağlamaktadır.
• 73 ülkede kan tedariğinin %50’den fazlası replasman bağışlarla sağlanmaktadır.
• 22 ülke ise halen karşılıklı bağış topladığını rapor etmiştir.

B.Türkiye’de Kan Hizmetleri:

Türk Kızılayı, 1957 yılında İstanbul ve Ankara’da ilk Kan Merkezlerini açarak; gönüllülük esasına dayanan bağışlar ile ülke kan ihtiyacını karşılamaya başlamıştır. İlk yıllarda %20’lerde olan ihtiyaç karşılanma oranı günümüzde %80’lere yükselmiştir.

Türk Kızılayı, kan hizmetleri faaliyetlerini 2005 yılından bu yana “Güvenli Kan Temini Programı” kapsamında, 17 Bölge Kan Merkezi ile Sağlık Bakanlığı himayesinde yürütmektedir ve kan bankacılığında sorumlu tek kuruluş olarak kabul görmektedir. Ülke kan bileşeni ihtiyacının 2.500.000 ünite kan bağışı ile karşılanabileceği hesaplanmaktadır. Türk Kızılayı, ülke ihtiyacının tamamı kadar kan bağışını 2015 yılı sonuna göre yapılan bir plan çerçevesinde karşılayacaktır.

Gönüllü kan bağışı ile karşılanamayan kısım, hastane kan merkezleri tarafından çoğunlukla replasman, kana kan, zorunlu yöntem ile karşılanmıştır ve karşılanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağışlarının nüfusa oranı %5’e ulaşırken bu oran ülkemizde %3.6 civarındadır. Gönüllü kan bağışçılarının sayısındaki yetersizlik karşımıza önemli bir problem olarak çıkmaktadır.